Her çocuğun farklı özellikleri var işte… Emir bambaşka şeylerle şaşırtırdı beni, İrem ise bambaşka şeylerle.. Mesela İrem’deki (yaş 3) hafıza nasıl bir şeydir nereye kaydediyor, bu çocuğun hiç mi geçici belleği yok, niye yatıp kalkıp yatıp kalkıp unutmuyor, inanamıyorum!

Bugünüme noktayı İrem koydu. Aslında ilk olarak biraz geriye sarayım. Bundan bir kaç hafta evveldi, yılın son 3-4 gününden biriydi, kafayı Bıdık’a takmıştı. Alabileceğinden emin olmadığım sorular soruyor mümkün olduğunca cevaplamaya çalışıyordum. Tam olarak nerede (tabi o sırada göbek möbek de yok çocuk hiç anlamlandıramıyor), açıp göstersene diyor tshirtümden içeri bakmaya çalışıyor, alttan karnımı açıp bunun da içinde diyorum. (Ah, buarada unutmadan bugünkü bir detaydan da bahsetmek istiyorum. Hani şu Atatürk boğulmasın diye su içmeyen çocuk hikayesi var ya gerçekmiş arkadaşlar ben bunu anladım! Çünkü portakal suyu içtiğimi anlatırken bana gelip e bebek noldu bişi olmaz mı demez mi!!! Dedim olmaz güzelim, aksine portakal suyundaki vitaminler ona iyi gelmiştir dedim. Şaka gibi…)

Neyse nerede kalmıştık, o yılın son günlerinde bir Bıdık olayıyla kafayı bozmuş ve anlamaya çalışıyordu. Onu niye kaldıramadığımı artık, niye kucağıma alamadığımı falan anlamaya çalışıyordu.. (Ki bunu da hiç unutmamış bugün mutfakta aynen bunları hatırlattı, kaldırıp kucağıma bu yüzden alamadığımı, o yüzden ona eğilip ona sarıldığımı, o zaman bebişe bişi olmadığını!) Bizim sohbetimizi ve İrem’in bu merakını anne babası da ilgiyle takip ediyorlardı ve İrem’e şaşırıyorlardı. Bir ara karnesinde bebeğin anne karnından geldiğini anlama tadında bir ibare gördüm not verilen, belli ki anaokulunda da sohbeti geçmiş, o yüzden daha da ilgili.  Bir şekilde şu an hatırlayamadığım bir sürü soruyla o günü atlattık.

Ve bugün bize geldiler.. Daha kapıdan içeri girmeden ilk sorusu “bebek karnında mı?” oldu. “Evet” dedim, “karnımda..” Hemen akabinde daha ayakkabıları çıkarmaya çalışırken “peki o benimle büyük havuza girebilecek mi??”, ses endişeli belli.. Belli ki o konuyu yolda açmış, annesi de onun küçük havuza girebileceğini anlatmaya çalışmış ama bu üzülmüş. Ben “ona da yüzme öğretiriz bir an önce o da girer” diyince nasıl mutlu, nasıl alkış, “yaşasın!!” Zaten annesi evde “giremez” diyince bizim akıllı İrem “o da annesinin kucağında gireeeer??” demiş! O çoktan çözmüş olayı da bi de benim fikrimi sormak istedi herhalde kapıda :)

Gece boyunca gene sorular sorular.. Ne zaman gelecek.. Ocak’tan sonra hangi ay var, Şubat’tan sonra hangi ay var, Mart’tan sonra hangi….. Derken baktı uzuyor aylar, suratı düştü. Öyle heyecanlı ki bir an evvel karnımdan çıksın yatak odasına girsin ayağıyla kapıyı kırsın doğsun diye bir düşüncesi var! :) Siz de taktir edersiniz ki herşeyi gerçeğe mümkün olduğunca yakın anlatan biri olsam da “doğum”denen şeyi tamamen onun hayal gücüne bıraktım! :) Nitekim en güzeli de bu! Keza kendi hayal gücüme de bırakmıyor muyum aslında biraz da… Her ne kadar teknik olarak nasıl olduğunu bilsem de :)

 

İşte bu sahne de son derece doğal ortamda çekildi ve eltimle aynı anda duygu yüklenince biz İrem’in bana ve Bıdık’a bu içten sevgi gösterisine, eltim hemen telefona yapıştı, fotoğrafladı..

Bıdık çok şanslı çünkü harika kuzenleri var, harika..

irem yengesi ve bidik

Bunları Okumuş muydunuz?

7 Responses to “İrem’in Bıdık heyecanı”

  • McZarty:

    kuzenlerini, ailesini, annesini, anneannesini, babasını, dedelerini, babannesini Allah nazarlardan saklasın :)

    • Pelin:

      Hehehe çok sağoool Zartanian! Onu daaaaaaa…. Ve sizin gibi güzel insanları hiç başından eksik etmesin onun!.. :) Amin! :)

  • McZarty:

    Enter ! ;)

  • Asu:

    Pelocanım, tam sevgi kelebeği olmuşsun :) her dakikasının tadını çıkart ve burada paylaş, okuması çok keyifli, seviliyor ve takip ediliyorsun anne kelebek ;)

    • Pelin:

      Canım benimmm çok sağoool! Öyle oldum valla :) Çok teşekkürler yorumlarına! Bir iki saat evvel aklımdaydın yarın arayayım görüşemedik yılbaşından beri diyordum! İyi insan :) Çok öperim, güzel dileklerine ve görüşlerine teşekkürler!

  • Meşale:

    Canım benim seni çok seviyorum ne güzel anlatmışsın duygularını, yaşadıklarımızı olayları birebir yaşayan kişi olsamda okurken çok keyif aldım, çok duygulandım hatta bu satırları gözümde yaşlarla yazıyorum inanki… Annelik böyle birşey işte canım elticim benim , her duygulu olay , okuduğun çocuklar ile ilgili herşey senin göz pınarlarının çalışmasına neden oluyor:)) Hatta normelde hiç etkilenmediğin bir olay hamileyken, anne olduktan sonra değişik bir duygu seline dönüşebiliyor. Garip ama gerçek ve bu gerçeklik çok güzel, sözlerle anlatılamayacak kadar güzel yaşadıklarımız. Son olarak dediğin gibi çok şanslılar kuzenler, biliyorum ki herzaman birbirlerine destek olacaklar, arkadaş olacaklar, can yoldaşı olacaklar , sırdaş olacaklar ve en önemlisi birbirlerini çok seven üç kardeş olacaklar inşalah. Öpüyorum sizi çok …

Leave a Reply